
Çoğu ailede öteden beri kötü bir alışkanlık var;çocuklarını
söyletmez ve dinlemezler.Onlar sözlerine karışınca
'Sen büyüklerin konuşmalarına karışma'der,
onları sustururlar.Ne kadar yanlış,hatta zararlı bir hareket
.Halbuki tam tersine çocukları serbestçe konuşmaya
düşündüklerini duygularını olduğu gibi ifade etmeye teşvik etmelidir.
Böylece hem hatalarını düzeltmeye imkan bulunur
hem de ileride yalancı ve riyakar olmalarının önüne geçilmiş olur.
Kısacası çocuklarımızı artık düşüncelerini hiç çekinmeden
açıkça söylemeye içten inandıklarını savunmaya ,
buna karşılıkta başkalarının düşüncelerine saygı göstermeye alıştırmalıyız.
Kemal ATATÜRK
SALDIRGANLIK
SALDIRGANLIK
Saldırganlık küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir. Çocuğun güvenlik,mutluluk ya da başka bir gereksiniminin şekil değiştirerek başka bir biçimde ortaya çıkmasıdır. Saldırganlığı kişisel bir yaralanmanın bir başka şekilde sonuçlanması olarak tanımlayabiliriz. Bu yaralanma sonucunda çocuğun akranlarına vurması, ısırması, eşyaları fırlatması, tekmelemesi,tükürmesi ve zarar vermeyi amaçlayan tehditler şeklinde sözel saldırılarda bulunmasıdır.
Sürekli ve aşırı biçimde saldırgan olan çocuk sinirli,anlaşılmaz, eyleme hazır ve aşırı geçimsizdir. İlişkileri gergin ve sürtüşmelidir. Hemen parlar ve kavgaya hazırdır. Durmadan kuralları çiğner ve ceza görür. Bu çocuklar cezadan etkilenmez ya da kısa süreli etkilenmiş gibi görünürler. Olağan anlaşmazlıkları bile bilek gücüyle çözmeye çalışırlar.Tepkileri ölçüsüz ve durumla orantısızdır. Öfkesini yenemez ve hep kendini haklı çıkarmaya çalışır. Bu çocuklar evde okulda sürekli sorun yaratırlar ve yetişkinlerle sürekli çatışma içindedirler.
Saldırganlığın Nedenleri
1- Saldırgan davranışların ebeveynler tarafından ödüllendirilmesi. Geleneksel kültürün erkek çocuğun saldırganlığını onaylaması (Örneğin, parkta iki çocuk birbirini döver. Biri daha çok dayak yerse,annesinin çocuğunun kendisini savunamadığı düşüncesiyle üzülmesi)
2- Çocuğun yetişkinlerden katı ceza,anlayışsızlık ve yetersiz sevgi görmesi
3- Babanın uzun süreli yokluğunda, annenin sürekli çocuğun etrafında olmasıyla ortaya çıkan ortam
4- TV. Ve kitle iletişimim araçlarının olumsuz etkisi(Kurtlar Vadisi örneği ver.)
5- Ana-baba tutumlarının olumsuzluğu, çocukla aralarındaki iletişimin iyi olmaması
6- Çocuğun ana-babasından dayak yemesi
7- Beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi gibi fizyolojik sorunlar
Saldırgan Davranışlar Nasıl Önlenebilir
1- Her şeyden önce ana-baba çocuğa saldırganlık modeli olmamalıdır. (Evde dayak yiyen bir çocuk, varsa kardeşini dövüyor. Kardeşi yoksa okulda en ufak bir sorunda arkadaşına vuruyor. Bunun yanında hayvanlara eziyet ediyor.) Çünkü dayak herkes için olumsuz duygular yaratır.
2- Çok fazla saldırgan davranışlara tolerans gösterilmemelidir. Çocuğun istekleri bu tip davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada araç olarak görmeye başlar. Bu yolla istekleri yerine getirilmemelidir. Saldırgan davranışla rödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir.
3- Saldırgan davranışlar kesinlikle dayakla cezalandırılmamalıdır. Ana-babanın ilgisi sevgisi azaldığında ve fiziksel cezalar uzun süre devam ettiğinde, çocukta saldırgan, asi, sorumsuz davranışlar gelişir. Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında, yetişkinler sakin davranmalı,anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalıdır. (Böyle davrandığın için üzüldüm) Dayak saldırgan davranışın hemen bitiminde uygulandığı zaman,onun hemen kesilmesini sağlayabilir ancak, çocukta düşmanca duygular geliştirir.
4- Çocuk gergin ve sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli ve daha sonra davranışı ile ilgili konuşulmalıdır.
5- Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla bir çok Şeyleri başlatıp,bitirmesi sağlanmalıdır. Çocuk başarma duygusunu yaşamalıdır.
6- Çocuğa bu davranışın dezavantajları gösterilmelidir.Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyeceğini,istediği Şeyleri kaybettiğini görmeli ve yaşamalıdır.
7- Olumlu davranışı pekiştirme: Ana-baba ve diğer yetişkinler çocuğun olumlu davranışını görüp, olumsuz davranışı görmezlikten gelmelidir. Çocuk bu davranışı yapmadığında sözel olarak ödüllendirilmelidir. Örneğin, bir süre kavga etmeden ve bağırmadan oynadığında bu davranışını sözel olarak ödüllendirme...
8- Çocuğun dışarıda oynamasına izin verme, bu çocuğun gerilimini azaltır ve enerjisini boşaltma imkanı sağlar.
9- Saldırgan davranış diğer çocukların güvenliğini ciddi bir Şekilde tehdit etmedikçe bu davranışın üstünde durmamak gerekir.
10- Kendi kendine konuşma: Çocuk oldukça dürtüsel davranıyorsa ve onun bu yönünü kontrol etmede güçlük yaşanıyorsa; çocuğa başkalarına vuracağı zaman, kendi kendini engelleyici cümleler söylemesi öğretilebilir. Örneğin,
11- Çocuk saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir. Televizyondaki şiddet içeren programları seyretmesi engellenmelidir. Eğer kesinlikle engel olunamıyorsa, ana-baba çocukla birlikte seyrederek şiddetin sonuçlarını tartışabilirler. Ayrıca bu şiddet filmlerinin gerçek yaşamın modeli değil, kurmaca olduğu çocuğa anlatılabilir.
12- Kızgınlıktan kurtulmak için alternatifler bulunabilir. Yumruklanabilen kil, çakılabilen çiviler, resim çizme, boyama çocuğun kızgınlık duygularını kontrol altına almayı sağlayabilir. Ayrıca futbol, basketbol gibi sporlar kabul gören çıkış yollarıdır.
13- Her yaş ve dönemde çocuğun temel ihtiyaçları zamanında yerine getirilmelidir.
14- Bu çocukların özellikle baba ile daha çok birlikte olması sağlanmalıdır.
15- Anne-babalar bu çocuklarla iletişim kurarken ben dilini kullanmalıdır. Örneğin, “böyle kavga ettiğin zaman rahatsız oluyorum, üzülüyorum” gibi. Kişiler duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını davranış anında dile getirmelidir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
tekerlemeler
Ağzım minnacık
Burnum hokkacık
Yanaklarım elmacık
Benim adım çocuk.
Gülsen CÜCÜK
Ya, ya, ya!
Şa, şa, şa!
Sen çok yaşa
Ya-pa.
Naile Binatlı
Ayna manya kumpanya
Bir şişe şampanya.
Şampanyayı içtim,
Top gibi şiştim.
Arkadaşlar içinizden
Ben çıktım!
FİNİ FİNİ FİNCAN
Pofur pofur poflama.
Bizim kapıda oflama.
Oflama, puflama.
Fincandan çıkma.
Fini fini fincan
Nerde kaldı ustan.
Ustasın-Mustasın
Karanlıktan korkmazsın.
Saniye Tunger / Bursa
BEN
Ben, benim!
Oyanamayı severim.
Sensin benim kardeşim.
Bir, iki, üç, dört,
Kuş gibi öt.
Cik, cik, cik!
Çocuklardır en büyük!
Beş, altı, yedi, sekiz,
Biz herkesi severiz.
Dokuz, on
Dedemin sakalına kon.
Atla, zıpla,
Dedemin sakalında
Güzel güzel oyna
Aziz Sivaslıoğlu
Denizde dalga
Hoş geldin abla
Eteğini topla
Rahat otur abla
Eteğimin pilesi
Saçımın lülesi
Hop hop altın top
Bundan başka oyun yok.
İlknur Kurban
CİMCİME
Cim cim cimcime,
Cimcimeden kime ne?
Biber yedi ağladı.
Gülmekten bayıldı.
Ayılma, bayılma.
Annenden ayrılma
Saniye Tunger (Bursa)
Ayna ayna ay ayna
Beni göster bana
Saçlarım lüle lüle
Eteğim pile pile
Aynadan kim bakıyor
Saçlarını sallıyor.
Nurdan DEMİRÇELİK
Uçurtmamı uçurdum
Bulutlarda koşturdum
Aman ne çok yoruldum
Ağaç altına oturdum
Daldan düştü bir elma
Başımın ortasına
Elma seni tutarım
Yerim seni yutarım.
Nurdan DEMİRÇELİK
Döne düne döndürdüm
Düğmemi yere düşürdüm
Düğme beni üzdü
Fare deliğine düştü
Küçüldükçe küçüldüm
Delikten içeri süzüldüm
Döndüm döndüm aradım
Saçlarımı taradım
Fare düğmemi aldı
Paltosuna taktı.
Nurdan DEMİRÇELİK
NURİ
Nuri attı iki taş
Bir cam kırdı bir de baş.
Yaramızı tutarlar,
Merdivenden atarlar.
Tıngır mıngır giderken,
Arkasından bakarlar.
BİR, İKİ
Bir, iki, üç
Söylemesi çok güç.
Sana verdim bir elma,
Adını koydum FATMA,
Hop, hop, hop,
Bir büyük altın top.
KÜÇÜK DOSTUM
Küçük dostum gelsene
Ellerini versene
Ellerimizle şap şap şap
Ayaklarımızla rap rap rap
Bir şöyle, bir böyle
Dans edelim seninle.
ARKADAŞIM
Beni bul, beni bul,
Seni buldum,
Koştum geldim,
Oynayalım coşalım.
BEN KİMİM?
Kız Çocuk - Çabuk söyle.
Sakın bana kız deme
Adımı söyle.
Erkek Çocuk - (Kızın adını söyleyecek)
Kız Çocuk - Gözüm ne renk
Mavi deme.
Yüzüme bak,
Öyle söyle.
Erkek Çocuk - (Kızın yüzüne bakıp, Göz rengini
söyleyecek)
Kız Çocuk - Çok mutluyum
Neden deme?
Gözlerime bak
Nedenini söyle.
Erkek Çocuk - (Kızın yüzüne bakıp, bir neden
söyleyecek)
SAYILAR I
Bir, iki
Çayırdaki tilki
Vallahi yenge ben yapmadım
Horoz yaptı
Horozun selamını al çık.
SAYILAR II
Birden ikiden
Üçten dörtten
Saydım seksen doksan
Fon fin fon
İsmail UYAROĞLU
SAYILAR III
Bir, iki, üç, dört, beş altı, yedi
Bunu sana kim dedi?
Diyen dedi on yedi Y
ağlı böreği kim yedi?
SAYILAR IV
Bir, iki, üç, dört, beş
Altı, yedi, sekiz, dokuz, on
Kırmızı balon
Git komşunun damına kon
Sarı limon
BİR CAM
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
bilmeceler
Yarım kaşık
Duvara yapışık.
(Kulak)
İki damım var, bir direği var
(Burun)
Biz biz idik, biz idik,
Otuz iki kız idik.
Ezildik büzüldük,
İki duvara dizildik.
(Dişler)
Benim iki pencerem var
Etrafı etten duvar
Her gün erkenden açarım.
Gece olunca kaparım
(Gözler)
Takır takır takraba
İçinde var akraba
(Beşik)
Altı mermer
Üstü mermer
İçinde bir Bülbül öter
(Dil)
Küçücük bakkal
Dünyayı yutar
(Ağız)
İki direk bir evi tutar
(Bacaklar)
Horhor çeşme
İşlek dükkan
Sivri tepe
(Burun, ağız, çene)
İki kapaklı, çok yapraklı, içinde bilgi saklı. (Kitap)
Yemeden tatlı sağmadan sütlü, herkes onu hep sever, eşe dosta hep över.
(Okumak)
Gölleri var kendi yok, denizi var suyu yok.
Ormanı var dalı yok, yolları var izi yok.
(Harita)
Kuru kutu odalar içinde ne güzel
Oyuncaklar, kitaplar.
Oyun oynar,
Şarkı söylerler
Öğretmenle çocuklar.
(Okul)
Hem arkadaştır
Tatlıdır sesi.
Hem anne-babadır
İçimizde en bilgilisi
Ağaç değil
Yaprağı var.
Güneş değil
Işık saçar.
(Öğretmen)
"Yaz" derim, yazar
"Çiz" derim, çizer
Resim yapmayı
Çok, çok sever.
(Kalem)
Başlatır o heceden, çıkarır her yüceden, çok oğlu kızı vardır, ne de tatlı sözü vardır.
(Öğretmen)
Sıcak evin direği,
Tıp tıp eder yüreği.
(Baba)
Süt gibi beyaz,
Sütlaç gibi tatlı;
Ama ne süt, ne sütlaç,
Güler buruşuk suratlı.
(Bebek)
Dokuz ay zindanda yatar,
Altı ayda zil çalar oynar.
(Çocuk)
İki ile başlar
Bazen çoğalır başlar;
Bazen de istemeden azalır,
Akar gözlerden yaşlar.
(Aile)
Ağa dedim, bey dedim,
Ne çifti var, ne çubuğu.
(Ağabey)
Annem oğlunu
Beşikte sallar.
Annemin çocukluğu
Evde evcilik oynar.
(Abla)
Özü tatlı,
Sözü tatlı,
Candan daha değerli.
(Ana/Anne)
Kat kat sefer tasıyım,
Dört heceyle bilinir...
Bende canlı birşeyler var,
Fakat sanma yenilir.
(Apartman)
Eve bitişik odada,
Yemek pişer orada.
(Mutfak)
Takır takır takraba,
İçindedir akraba.
Ağzında yoktur dişi,
Her gün yemektir işi.
Ya erkektir ya dişi.
Bunu bilir her kişi.
(Bebek)
Ham iken tatlı,
Olmuşu acı
(Çocuk)
Askerden küçük,
Paşadan büyük.
(Çocuk)
Alçacık dağdan,
Kar yağıyor.
(Elek ve un)
Ayrı yerde olsak da
O yaklaştırır bizi.
"Alo" deyince ne güzel
Duyarız sesimizi.
(Telefon)
Renkli camdan yüzü var,
Acı-tatlı sözü var,
Dünyayı gösterse de
Yine bizde gözü var.
(Televizyon)
Bir acayip nesne gördüm.
Göl içinde bir yılan
Yılanın başına konmuş bir kuş
Göl çekilir, yılan ölür, kuş uçar.
(Gaz Lambası)
Ak donun içinde dik durur.
(Mum)
Dışı bahar, içi kış
Yememiş, içmemiş
Hepsini bize saklamış.
(Buzdolabı)
Çatal, tabak, bardak, kaşık
Evde ne varsa bulaşık.
O geldi, hepsini aldı
Pırıl pırıl yıkadı.
(Bulaşık makinesi)
Kırışık mırışık
Bu giysiyi giyemem.
Kim düzeltir bilirim,
Adını söyleyemem.
(Ütü)
Kapı arkasında tüllü gelin.
(Süpürge)
Ağzını açar,
Alev saçar.
Üstünde yemek,
Altında pasta pişer.
(Fırın-ocak)
Oh ne hayat ne hayat
Bu makine çok hamarat
Evi siler, süpürür
Anneciğim eder rahat
(Elektrik süpürgesi)
Çıt etti, ateş yandı
Sıcak su hazırlandı.
(Şofben)
Ben ıslattım,
O kuruttu.
Saçıma güneş tuttu.
(Saç kurutma makinesi)
Soğan doğrar
Gözü yanmaz
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!