16/12/2008 · Kategori: Okul oncesi



Çoğu ailede öteden beri kötü bir alışkanlık var;çocuklarını
söyletmez ve dinlemezler.Onlar sözlerine karışınca
 'Sen büyüklerin konuşmalarına karışma'der,
onları sustururlar.Ne kadar yanlış,hatta zararlı bir hareket
.Halbuki tam tersine çocukları serbestçe konuşmaya
düşündüklerini duygularını olduğu gibi ifade etmeye teşvik etmelidir.
Böylece hem hatalarını düzeltmeye imkan bulunur
hem de ileride yalancı ve riyakar olmalarının önüne geçilmiş olur.
Kısacası çocuklarımızı artık düşüncelerini hiç çekinmeden
 açıkça söylemeye içten inandıklarını savunmaya ,
 buna karşılıkta başkalarının düşüncelerine saygı göstermeye alıştırmalıyız.
                                                                         Kemal ATATÜRK

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

5/12/2008 · Kategori: Okul oncesi

SALDIRGANLIK

       SALDIRGANLIK
  Saldırganlık küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir. Çocuğun güvenlik,mutluluk ya da başka bir gereksiniminin şekil değiştirerek başka bir biçimde ortaya çıkmasıdır. Saldırganlığı kişisel bir yaralanmanın bir başka şekilde sonuçlanması olarak tanımlayabiliriz. Bu yaralanma sonucunda çocuğun akranlarına vurması, ısırması, eşyaları fırlatması, tekmelemesi,tükürmesi ve zarar vermeyi amaçlayan tehditler şeklinde sözel saldırılarda  bulunmasıdır.

Sürekli ve aşırı biçimde saldırgan olan çocuk sinirli,anlaşılmaz,   eyleme hazır ve aşırı geçimsizdir. İlişkileri gergin ve sürtüşmelidir. Hemen parlar ve kavgaya hazırdır. Durmadan kuralları çiğner ve ceza görür. Bu çocuklar cezadan etkilenmez ya da  kısa süreli etkilenmiş gibi görünürler. Olağan anlaşmazlıkları bile bilek gücüyle çözmeye çalışırlar.Tepkileri ölçüsüz ve durumla orantısızdır. Öfkesini yenemez ve hep kendini haklı çıkarmaya çalışır. Bu çocuklar evde okulda sürekli sorun yaratırlar ve yetişkinlerle sürekli çatışma içindedirler.

Saldırganlığın Nedenleri

1- Saldırgan davranışların ebeveynler tarafından ödüllendirilmesi. Geleneksel kültürün erkek çocuğun saldırganlığını onaylaması (Örneğin, parkta iki çocuk birbirini döver. Biri daha çok dayak yerse,annesinin çocuğunun kendisini savunamadığı düşüncesiyle üzülmesi)

2- Çocuğun yetişkinlerden katı ceza,anlayışsızlık ve yetersiz sevgi görmesi

3- Babanın uzun süreli yokluğunda, annenin sürekli çocuğun etrafında olmasıyla ortaya çıkan ortam

4- TV. Ve kitle iletişimim araçlarının olumsuz etkisi(Kurtlar Vadisi örneği ver.)

5- Ana-baba tutumlarının olumsuzluğu, çocukla aralarındaki iletişimin iyi olmaması

6- Çocuğun ana-babasından dayak yemesi

7- Beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi gibi fizyolojik sorunlar

 Saldırgan Davranışlar Nasıl Önlenebilir

1- Her şeyden önce ana-baba çocuğa saldırganlık modeli olmamalıdır. (Evde dayak yiyen bir çocuk, varsa kardeşini dövüyor. Kardeşi yoksa okulda en ufak bir sorunda arkadaşına vuruyor. Bunun yanında hayvanlara eziyet ediyor.) Çünkü dayak herkes için olumsuz duygular yaratır.

2- Çok fazla saldırgan davranışlara tolerans gösterilmemelidir. Çocuğun istekleri bu tip davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada araç olarak görmeye başlar. Bu yolla istekleri yerine getirilmemelidir. Saldırgan davranışla rödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir.

3- Saldırgan davranışlar kesinlikle dayakla cezalandırılmamalıdır. Ana-babanın ilgisi sevgisi azaldığında ve fiziksel cezalar uzun süre devam ettiğinde, çocukta saldırgan, asi, sorumsuz davranışlar gelişir. Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında, yetişkinler sakin davranmalı,anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalıdır. (Böyle davrandığın için üzüldüm) Dayak saldırgan davranışın hemen bitiminde uygulandığı zaman,onun hemen kesilmesini sağlayabilir ancak, çocukta düşmanca duygular geliştirir.

4- Çocuk gergin ve sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli ve daha sonra davranışı ile ilgili konuşulmalıdır.

5- Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla bir çok Şeyleri başlatıp,bitirmesi sağlanmalıdır. Çocuk başarma duygusunu yaşamalıdır.

6- Çocuğa bu davranışın dezavantajları gösterilmelidir.Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyeceğini,istediği Şeyleri kaybettiğini görmeli ve yaşamalıdır.

7- Olumlu davranışı pekiştirme: Ana-baba ve diğer yetişkinler çocuğun olumlu davranışını görüp, olumsuz davranışı görmezlikten gelmelidir. Çocuk bu davranışı yapmadığında sözel olarak ödüllendirilmelidir. Örneğin, bir süre kavga etmeden ve bağırmadan oynadığında bu davranışını sözel olarak ödüllendirme...

8- Çocuğun dışarıda oynamasına izin verme, bu çocuğun gerilimini azaltır ve enerjisini boşaltma imkanı sağlar.

9- Saldırgan davranış diğer çocukların güvenliğini ciddi bir Şekilde tehdit etmedikçe bu davranışın üstünde durmamak gerekir.

10- Kendi kendine konuşma: Çocuk oldukça dürtüsel davranıyorsa ve onun bu yönünü kontrol etmede güçlük yaşanıyorsa; çocuğa başkalarına vuracağı zaman, kendi kendini engelleyici cümleler söylemesi öğretilebilir. Örneğin, 10 a kadar say ve ona vurma gibi.

11- Çocuk saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir. Televizyondaki şiddet içeren programları seyretmesi engellenmelidir. Eğer kesinlikle engel olunamıyorsa, ana-baba çocukla birlikte seyrederek şiddetin sonuçlarını tartışabilirler. Ayrıca bu şiddet filmlerinin gerçek yaşamın modeli değil, kurmaca olduğu çocuğa anlatılabilir.

12- Kızgınlıktan kurtulmak için alternatifler bulunabilir. Yumruklanabilen kil, çakılabilen çiviler, resim çizme, boyama çocuğun kızgınlık duygularını kontrol altına almayı sağlayabilir. Ayrıca futbol, basketbol gibi sporlar kabul gören çıkış yollarıdır.

13- Her yaş ve dönemde çocuğun temel ihtiyaçları zamanında yerine getirilmelidir.

14- Bu çocukların özellikle baba ile daha çok birlikte olması sağlanmalıdır.

15- Anne-babalar bu çocuklarla iletişim kurarken ben dilini kullanmalıdır. Örneğin, “böyle kavga ettiğin zaman rahatsız oluyorum, üzülüyorum” gibi. Kişiler duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını davranış anında dile getirmelidir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

1/12/2008 · Kategori: Okul oncesi

tekerlemeler

Ağzım minnacık

Burnum hokkacık

Yanaklarım elmacık

Benim adım çocuk.

Gülsen CÜCÜK

 

Ya, ya, ya!

Şa, şa, şa!

Sen çok yaşa

Ya-pa.

Naile Binatlı

 

Ayna manya kumpanya

Bir şişe şampanya.

Şampanyayı içtim,

Top gibi şiştim.

Arkadaşlar içinizden

Ben çıktım!

 

FİNİ FİNİ FİNCAN

Pofur pofur poflama.

Bizim kapıda oflama.

Oflama, puflama.

Fincandan çıkma.

Fini fini fincan

Nerde kaldı ustan.

Ustasın-Mustasın

Karanlıktan korkmazsın.

Saniye Tunger / Bursa

 

 

BEN

Ben, benim!

Oyanamayı severim.

Sensin benim kardeşim.

Bir, iki, üç, dört,

Kuş gibi öt.

Cik, cik, cik!

Çocuklardır en büyük!

Beş, altı, yedi, sekiz,

Biz herkesi severiz.

Dokuz, on

Dedemin sakalına kon.

Atla, zıpla,

Dedemin sakalında

Güzel güzel oyna

Aziz Sivaslıoğlu

 

 

Denizde dalga

Hoş geldin abla

Eteğini topla

Rahat otur abla

Eteğimin pilesi

Saçımın lülesi

Hop hop altın top

Bundan başka oyun yok.

İlknur Kurban

 

CİMCİME

Cim cim cimcime,

Cimcimeden kime ne?

Biber yedi ağladı.

Gülmekten bayıldı.

Ayılma, bayılma.

Annenden ayrılma

Saniye Tunger (Bursa)

 

 

Ayna ayna ay ayna

Beni göster bana

Saçlarım lüle lüle

Eteğim pile pile

Aynadan kim bakıyor

Saçlarını sallıyor.

Nurdan DEMİRÇELİK

 

 

Uçurtmamı uçurdum

Bulutlarda koşturdum

Aman ne çok yoruldum

Ağaç altına oturdum

Daldan düştü bir elma

Başımın ortasına

Elma seni tutarım

Yerim seni yutarım.

Nurdan DEMİRÇELİK

 

 

Döne düne döndürdüm

Düğmemi yere düşürdüm

Düğme beni üzdü

Fare deliğine düştü

Küçüldükçe küçüldüm

Delikten içeri süzüldüm

Döndüm döndüm aradım

Saçlarımı taradım

Fare düğmemi aldı

Paltosuna taktı.

Nurdan DEMİRÇELİK

 

NURİ

Nuri attı iki taş

Bir cam kırdı bir de baş.

Yaramızı tutarlar,

Merdivenden atarlar.

Tıngır mıngır giderken,

Arkasından bakarlar.

BİR, İKİ

Bir, iki, üç

Söylemesi çok güç.

Sana verdim bir elma,

Adını koydum FATMA,

Hop, hop, hop,

Bir büyük altın top.

 

 

KÜÇÜK DOSTUM

Küçük dostum gelsene

Ellerini versene

Ellerimizle şap şap şap

Ayaklarımızla rap rap rap

Bir şöyle, bir böyle

Dans edelim seninle.

 

 

ARKADAŞIM

Beni bul, beni bul,

Seni buldum,

Koştum geldim,

Oynayalım coşalım.

 

 

BEN KİMİM?

Kız Çocuk -       Çabuk söyle.

                          Sakın bana kız deme

                          Adımı söyle.

Erkek Çocuk -  (Kızın adını söyleyecek)

Kız Çocuk -      Gözüm ne renk

                         Mavi deme.

                         Yüzüme bak,

                          Öyle söyle.

Erkek Çocuk - (Kızın yüzüne bakıp, Göz rengini

                         söyleyecek)

Kız Çocuk -     Çok mutluyum

                         Neden deme?

                         Gözlerime bak

                         Nedenini söyle.

Erkek Çocuk - (Kızın yüzüne bakıp, bir neden 

                          söyleyecek)        

 

SAYILAR I

Bir, iki

Çayırdaki tilki

Vallahi yenge ben yapmadım

Horoz yaptı

Horozun selamını al çık.

 

 

 

 

SAYILAR II

Birden ikiden

Üçten dörtten

Saydım seksen doksan

Fon fin fon

İsmail UYAROĞLU

 

SAYILAR III

Bir, iki, üç, dört, beş altı, yedi

Bunu sana kim dedi?

Diyen dedi on yedi Y

ağlı böreği kim yedi?

 

SAYILAR IV

Bir, iki, üç, dört, beş

Altı, yedi, sekiz, dokuz, on

Kırmızı balon

Git komşunun damına kon

Sarı limon              

                

BİR CAM

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

1/12/2008 · Kategori: Okul oncesi

bilmeceler

Yarım kaşık

Duvara yapışık.

(Kulak)

 

İki damım var, bir direği var

(Burun)

 

Biz biz idik, biz idik,

Otuz iki kız idik.

Ezildik büzüldük,

İki duvara dizildik.

(Dişler)

 

Benim iki pencerem var

Etrafı etten duvar

Her gün erkenden açarım.

Gece olunca kaparım     

(Gözler)

 

Takır takır takraba

İçinde var akraba

(Beşik)

 

Altı mermer

Üstü mermer

İçinde bir Bülbül öter         

 (Dil)

 

Küçücük bakkal

Dünyayı yutar

(Ağız)

 

İki direk bir evi tutar  

(Bacaklar)

 

Horhor çeşme

İşlek dükkan

Sivri tepe       

(Burun, ağız, çene)

 

İki kapaklı, çok yapraklı, içinde bilgi saklı.                       (Kitap)

 

Yemeden tatlı sağmadan sütlü, herkes onu hep sever, eşe dosta hep över.                    

(Okumak)

 

 

 

Gölleri var kendi yok, denizi var suyu yok.

Ormanı var dalı yok, yolları var izi yok.         

(Harita)

 

Kuru kutu odalar içinde ne güzel

Oyuncaklar, kitaplar.

Oyun oynar,

Şarkı söylerler

Öğretmenle çocuklar.      

 (Okul)

 

Hem arkadaştır

Tatlıdır sesi.

Hem anne-babadır

İçimizde en bilgilisi

Ağaç değil

Yaprağı var.

Güneş değil

Işık saçar.

(Öğretmen)

 

"Yaz" derim, yazar

"Çiz" derim, çizer

Resim yapmayı

Çok, çok sever.

 (Kalem)

 

Başlatır o heceden, çıkarır her yü­ceden, çok oğlu kızı vardır, ne de tatlı sözü vardır.        

(Öğretmen)

 

Sıcak evin direği,

Tıp tıp eder yüreği.          

(Baba)

 

Süt gibi beyaz,

Sütlaç gibi tatlı;

Ama ne süt, ne sütlaç,

Güler buruşuk suratlı.      

(Bebek)

 

Dokuz ay zindanda yatar,

Altı ayda zil çalar oynar.

(Çocuk)

 

 

İki ile başlar

Bazen çoğalır başlar;

Bazen de istemeden azalır,

Akar gözlerden yaşlar.        

(Aile)

 

Ağa dedim, bey dedim,

Ne çifti var, ne çubuğu.

(Ağabey)

 

Annem oğlunu

Beşikte sallar.

Annemin çocukluğu

Evde evcilik oynar.

(Abla)

 

Özü tatlı,

Sözü tatlı,

Candan daha değerli.

(Ana/Anne)

 

Kat kat sefer tasıyım,

Dört heceyle bilinir...

Bende canlı birşeyler var,

Fakat sanma yenilir.  

(Apartman)

 

Eve bitişik odada,

Yemek pişer orada.        

(Mutfak)

 

Takır takır takraba,

İçindedir akraba.

Ağzında yoktur dişi,

Her gün yemektir işi.

Ya erkektir ya dişi.

Bunu bilir her kişi.         

(Bebek)

 

Ham iken tatlı,

Olmuşu acı                    

(Çocuk)

 

Askerden küçük,

Paşadan büyük.             

(Çocuk)

 

Alçacık dağdan,

Kar yağıyor.

(Elek ve un)

 

Ayrı yerde olsak da

O yaklaştırır bizi.

"Alo" deyince ne güzel

Duyarız sesimizi.          

(Telefon)

 

Renkli camdan yüzü var,

Acı-tatlı sözü var,

Dünyayı gösterse de

Yine bizde gözü var.  

(Televizyon)   

 

Bir acayip nesne gördüm.

Göl içinde bir yılan

Yılanın başına konmuş bir kuş

Göl çekilir, yılan ölür, kuş uçar.

(Gaz Lambası)

 

Ak donun içinde dik durur.

(Mum)

 

Dışı bahar, içi kış

Yememiş, içmemiş

Hepsini bize saklamış.

(Buzdolabı)

 

Çatal, tabak, bardak, kaşık

Evde ne varsa bulaşık.

O geldi, hepsini aldı

Pırıl pırıl yıkadı.

(Bulaşık makinesi)

 

 

 

 

Kırışık mırışık

Bu giysiyi giyemem.

Kim düzeltir bilirim,

Adını söyleyemem.           

 (Ütü)

 

 Kapı arkasında tüllü gelin.

(Süpürge)

 

Ağzını açar,

Alev saçar.

Üstünde yemek,

Altında pasta pişer.   

(Fırın-ocak)

 

Oh ne hayat ne hayat

Bu makine çok hamarat

Evi siler, süpürür

Anneciğim eder rahat

(Elektrik süpürgesi)

 

Çıt etti, ateş yandı

Sıcak su hazırlandı.        

(Şofben)

 

Ben ıslattım,

O kuruttu.

Saçıma güneş tuttu.

(Saç kurutma makinesi)

 

Soğan doğrar

Gözü yanmaz

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....